Kesin olmasa da bu iki kardeşin babalarının ölümünün kısa bir süre ardından evlendiği söylenir. Kardeşinden yaklaşık sekiz yaş büyük 18 yaşındaki Kleopatra Cleocatra yönetimi ele almıştı. Daha sonra bu onun karakterini ve becerikliliğini etkileyecektir. Kleopatra’nın Yapımı Bu, MÖ 51’e, yani Ptolemy XII’nin ölümüne kadar devam etti. Zaten bildiğimiz gibi, arkasında en büyük kızı Kleopatra’yı (Berenice’yi idam etti) ve Mısır toprakları şeklinde miras bıraktığı en küçük oğlu Ptolemy XIII’ü bıraktı. Kleopatra, sadece Mısır’ın son hükümdarı değil, aynı zamanda tarihin akışını değiştiren, zekâsı ve stratejik zekâsıyla kendi dönemine damgasını vurmuş bir liderdir.
O da zehirlenerek öldüğünde Kleopatra, Julius Sezar’dan oğlu Caesarion dünyaya geldi. Kleopatra, iki eşin ardından kız kardeşi Arsinoe’yi öldürttü, Ermenistan Kralını öldürterek başını işbirliğini istediği bir başka krala gönderdi. Zalim ve katı kalpliliğiyle bilinen Kleopatra’nın ölümü çok üzücü karşılanmadığı gibi Roma İmparatorluğu’nun geleceğini de etkiledi. Matematik, astronomi, felsefe ve retorik gibi derslerle donatılan genç prenses, sadece bilgiyle değil, aynı zamanda yönetim yeteneği ve diplomatik zekâ ile de donatılıyordu.
Octavius, bu olaylardan haberdar idi ve Antonius’a karşı Vesta Bakireleri’nden öğrendiği bilgilerle komplo kurdu. Octavius, Roma halkına Antonius’un ülkenin zenginliklerini yabancı bir kadına devredeceğini ve öldüğünde Mısır’a bu kadın ile birlikte gömülmek istediğini duyurdu. Kardeşinin aradan çekilmesi ile Kleopatra tek başına iktidar koltuğuna oturdu. O sırada Sezar’dan bir çocuğu oldu ve minik Sezarion’u alıp Roma’ya gitti. En büyük hayali, iki imparatorluğu birleştirip Büyük İskender’in de hayali olarak bilinen tüm dünyaya sahip olmaktı.
Kleopatra Kimdir, Özellikleri Nelerdir? Kleopatra’nın Hikayesi…
Enseste ek olarak, Ptolemaios ailesinin bir diğer geleneği iktidarı ele geçirmek için akrabalarını öldürmeyi de içeriyordu. Arkeologların bugün aramaya hala devam ettiği kayıp Kleopatra ve Marc Antonius’un mezarlığı hiç bulunamamıştır. Ancak Mısır Eski Eserler Servisi, İskenderiye’nin güneybatısında, Taposiris Magna tapınağının içinde veya yakınında olduğuna inanmaktadır. Sezar Roma’daki Venüs Tapınağına Kleopatra’nın bir heykelini diktirmiştir.
Kleopatra ve Julius Sezar
Yunanlar Mısır toplumuna karışmamak için kendi soylarından olan kişiler ile evlenirlerdi. Bu akraba evlilikleri sonrasında da özürlü insanların doğmuştur. Sezar ölünce Roma İmparatorluğu, tahta çıkan Octavian (Sezar’ın yeğeni ve resmi evlatlığı) ve Marcus Antonius arasında ikiye ayrıldı. Doğu, artık Marcus tarafından yönetilmekteydi ve ilk işi de Mısır’ı ziyaret oldu. Çok zeki bir hükümdar olan Kleopatra, bilgisini güç için kullandı.
İstanbul’dan Ankara’ya: Farklı Şehirlerimizde Kutu Oyunu Oynayabileceğiniz En Güzel 12 Mekân
- Kleopatra, sadece Mısır’ın son hükümdarı değil, aynı zamanda tarihin akışını değiştiren, zekâsı ve stratejik zekâsıyla kendi dönemine damgasını vurmuş bir liderdir.
- Sizler için Kleopatra’nın bilinmeyen yönlerini araştırdık…
- Resmî anlatılar, Sezar ile olan ittifakını, bir aşk hikâyesi ve siyasi stratejinin birleşimi olarak sunar.
- 9 dil bilen Kleopatra zeki bir kadın olma özelliği ile tanınmaktadır.
Aslında Kleopatra, modern sinemada genellikle tasvir edildiği gibi, hiç de Mısırlı değil. Babasına göre kökleri Yunanistan’a, hatta Makedonya’ya kadar uzanıyor. Bir de onun cariyesini alırsanız, o zaman Suriye kökleri de karışır. Kalabalık öfkelendi, ancak Sezar onları hızlı ve kararlı bir şekilde “sakinleştirdi”. Sezar Mısır’a yalnızca 7.000 kişilik bir orduyla gelirken, hem merhum Pompey’in destekçileri hem de Ptolemy’nin destekçileri burada toplandı. Kleopatra, Mısır’ın bu dili akıcı olarak konuşan ilk valisi oldu.
Kleopatra’nın güzelliği, tarih ve efsanenin iç içe geçtiği en büyüleyici unsurlardan biridir. Resmî kaynaklar, bu çekiciliğin esasen zekâ, hitabet gücü ve siyasi sezgiden kaynaklandığını vurgular; Plutarkhos, onu karizmatik ve stratejik bir lider olarak tanımlar. Ancak halkın ve efsanelerin gözünde Kleopatra, yalnızca bir kraliçe değil, adeta büyüleyici bir femme fatale, tarihin akışını değiştiren bir güç olarak görülür. 48 yılında, Kleopatra vekiller tarafından görevden kovuldu.
Kleopatra ve Antonius’un ilişkisi, aşkın ötesinde, güç, politika ve kadim bilgeliğin kesiştiği bir sahneydi; Nil’in sularında ve İskenderiye’nin taşlarında hâlâ yankılanan bir efsaneye dönüştü. Ancak alternatif iddialar, bu mücadeleyi daha derin ve gizemli bir bağlama oturtur. Ptolemaios XIII’nin danışmanları, Kleopatra’yı yalnızca tahtın bir rakibi değil, aynı zamanda Mısır’ın kadim sırlarına erişebilecek bir tehdit olarak görüyordu. Kleopatra, Mısır tarihinde belki de en çok bilinen tarihi figür.
Jül Sezar’ın yardımıyla tahtını koruyan Kleopatra, onunla birlikte Roma’ya gitme şansı buldu. 44 yılında suikaste uğraması, Kleopatra’nın hayatını yeniden şekillendiren bir trajediydi. Kleopatra’nın yaşamı, aşk, entrika ve politika ile örülü karmaşık bir hikaye sunar. Antik Mısır’ın sonunu getiren bu güçlü kadının etkisi, günümüzde bile hissedilmekte ve onun hayatı, tarih kitaplarından öte, kültürel bir ikon olarak hafızalarda yaşamaya devam etmektedir. Kleopatra kimdir ve Kleopatra nereli, ne zaman yaşadı gibi soruların cevapları, sadece bir dönemin değil, insanlık tarihindeki unutulmaz kadın liderlerden birinin hikayesidir.
Kleopatra, MÖ 40 yılında Alexander Helios ve Kleopatra Selen isimli ikiz çocuklarını doğurdu. Karısı Fulvia’nın ölümünün ardından Antonius ise Octavius ile geçici anlaşma sonucunda Octavius’un kız kardeşi Octavia ile evlendi. MÖ 37 yılında ise Antonius, Octavius ile anlaşmalarının imkansız olduğunu düşünüp Octavius ile evliliğini sonlandırdı ve Doğu’ya, yani Kleopatra’ya döndü. Kleopatra’nın kendisini bir kobra yılanına sokturarak intihar ettiği söyleniyor ancak son zamanlarda paylaşılan bilgilere göre kolayca yapılan bir zehir ile hayatına son verdi. Bu zehirin acı çektirmeden yalnızca birkaç saat içerisinde öldürdüğü ileri sürülüyor.
Ptolemaios hanedanı, çocuklarını Mısır’ı yönetmeye hazır birer stratejist olarak yetiştirmenin önemini her zaman vurgulamıştı. 18 yaşında tahta çıktığında kardeşi Ptolemaios XIII ile evlenmesi, hanedanın geleneksel kardeş evliliğinin hem siyasi hem de mistik bir devamlılık sembolü olarak görüldüğünü gösteriyordu. Jül Sezar’ın ölümünün ardından Kleopatra, Roma’ya döndü ve Mark Antonius ile bir araya geldi. Bu ilişki, hem romantik hem de politik açıdan büyük önem taşıdı.